Kategori: Gezi Blogu

Paris’te gezilecek o kadar çok yer, yapılacak o kadar çok şey var ki; seyahatinizin bir noktasında durup bir nefes alma ihtiyacı hissedeceksiniz. İşte tam böyle soluklanmak istediğiniz bir anda nereye gideceğinizi anlatalım.

Hayatın getirdiği keyifli koşuşturmacaların mecbur kıldığı küçük bir ayrılıktan sonra cebimde birikenleri masaya koyma zamanı! Her günün sonunda hayatın getirdiği öğretileri küçük büyük demeden paylaştığımız bu okuldan, son nefesimize kadar sevgiyi aktarmadan mezuniyet yok,

Normal şartlarda Nisan-Mayıs aylarında bizim topraklara bahar gelir. Yine geldi gelmedi değil de; bahr bu yıl bir enteresan seyrediyor. Şöyle ki; bir gün bildiğin sandelet, tshirt sıcaklığında, bir gün bere kaşkol soğukluğunda.

Şimdi gün alternatif akıl, verim, ille de saygı üretme günüdür. Koşulsuz sevgi demiyorum çok nefret eğilimliyiz. Verim alacağın yegâne varlık da bu ülkenin çocukları.

Doğa içinde çaresiz haldeyiz! ⛰??‍?? Yarın elektrikler kesilse ve ne zaman geleceği belli olmasa birbirimizi keseriz! ???

Londra’dan döndüm! Evet, üzerinden de biraz zaman geçti! Ben de inanın anlayamıyorum; bir ev hanımı neden bir ceo gibi yoğun olur.

Paris, Quartier Latin (kartie laten) ya da Fransızlar arasındaki adı ile Quartier Parisienne (kartie parisyen) eğer İstanbul’da olsaydı adı büyük ihtimalle “üniversiteler bölgesi” olarak bilinirdi.

Barselona’nın en meşhur caddelerinin başında gelen La Rambla, 1.2 kilometre uzunluğunda olup hem yerel halk hem de turistlerin uğrak noktası halindedir.

Koridorda kısa bir süre yürüdükten sonra ilk olarak Hilton Koğuşu olarak adlandırılan 9 ve 10. koğuşlarla karşılaşıyoruz.

Ben İstifçi! Pardon Premium İstifçi! Bu yazıyı ancak “Premium” bir okuyucu iseniz okubilirsiniz. Aksi takdirde, yazdıklarımı anlamayabilirsiniz. Neyse ki ben hümanist bir insanım.