Kategori: Gezi Blogu

Zamanımız azaldıkça kendi doğrularımızı, farklarımızı daha net buluyoruz. Genel geçer doğrulara takılmanın anlamsızlığı gelip oturuyor kalbimizin ortasına…

Evim bana dedi ki: “Beni bırakıp gitme, çünkü senin geçmişin bende yaşıyor”.

Ve yol, “Hadi düş peşime, ben senin geleceğinim” dedi.

Uzun çalışma saatleri, şehir trafiği, nemli havada üzerinize yapışan iş kıyafetleri, olanaksız deadline ve termin tarihleri, eli belinde müşteriler, gergin yöneticiler, patrondan çok patronculuk oynayan çalışma arkadaşları,

Ben kaçmak istiyorum arkadaş! Spor ayakkabılarımın iplerini birbirine bağlayıp ama asla düğüm atmayıp, sadece omzuma atıp kaçmak istiyorum! Düğüm atmam be!

Çiçeği burnunda, mis gibi giden ilişkim varken, sevgili ile tatil planları yaparken geçen hafta ilk kez kendimi durduk yere kıskançlık krizinin ortasında buldum. Hem de nasıl gereksiz yere… Facebook’tan sevgilimin fotoğraflarını öylesine karıştırırken bir şey farkettim.  Farkettikçe düşüncelerim içimde kendi kendine kavga eden seslere dönüştü. Nasıl mı? Şöyle: “Güzel manzaralı, romantik denebilecek birçok yerde benimkinin